Alaz Dergisi Önsöz

Merhaba…
Bu bahar billurdan sesimizi giyinip, gökkuşağını parlattık. Dilimiz öykülendi. Onlarca şair ve yazar ekip çalışmasına gönül koyarak Alaz’ın etrafında birleştik. Uzak şehrin gamzesini yudumluyoruz/ah bu şiirler nasıl da giriveriyor şairin demiyle yüreğimize/gökyüzü imge yüklü/sesimiz lâleleniyor/dizeler,panayır düşler.
Alaz Edebiyat Dergisi küçük, az yapraklı, gösterişten uzak bir dergi olarak sizlere ulaştı. Alaz,asla,kitap gibi bir dergi olmayacak .Cemal Süreya’nın Milliyet Sanat Dergisi’nde şair Veysel Çolak’a,bir şiir dergisinin nasıl olması gerektiğini açıklayan yazısında olduğu gibi, ciltmiş,kapakmış,çok renklilikmiş bunlardan uzak durmayı bileceğiz. Aynı şeyi söyleyen fakat, farklı kalemlerden çıkan kalabalık yazı yığınlarını, Alaz‘da göremeyeceksiniz. Biz,bütün şiiri kucaklayacağız.’İster benimse,ister yadsı,ister eleştir ama kucakla’ demişti büyük usta Cemal Süreya.
Şiir ve şair tek yumurta ikizi gibiler. Her zaman birlikte her zaman kol kola. Halkın büyük çoğunluğu ise,şiir dergilerine üvey kardeş kadar uzak.Şiir ve edebiyat dergilerini neden sadece şiiri yazanlar okuyor?Biçim uğruna konu kesilip budanıyorsa,okumak için para ayırıp almıyor günümüz insanı.Şimdilerde, ruhsuz,amaçsız şiirler bazı dergilerin baş tacı.Oysa durmadan yıkım yapan savaşlarda,kana bulanan şehirlerde,ölü çocuklar biriktiriyor dünyamız.Ve diyoruz ki;neden şairlerimiz bu kadar duyarsız,şiirlerimiz bu kadar cılız? Bazı şiirler dergilerde, sahte pırıltıları ile sırf yayınlanmış olmak için ,suskun suskun, ama heyecansız ,ama iletişimsiz ve de anlamsız tükeniyorlar.Bazı şiirler de, ne kadar bakir ve güzel olsalar dahi,tanıdık bir şairin kaleminden dökülmediğinden, okunma zahmetine katlanılmadan, çöpe gidebiliyor !
Bize yazacak bir şey bırakmadılar hissine kapılıyormuş bazı şairler. Bence şiirde yaratıcılık şairin, yaşamın iç sesini yakalayabilmesi ve alt yapı zenginliğiyle birlikte çoğalması,dili kullanışındaki üstün becerisi ile doğar.Bu ise hepimize yakın olduğu kadar, ışık yılı uzaklığında da durabilir. Yeter ki şair,ona ulaşabilmeyi kendine dert edinsin.Okullarda öğretilemeyen,öğretilmesi mümkün olmayan tek şey vardır; yaratıcılık. Demokratik Alman şair, romancı, oyun yazarı, edebiyat ve sanat kuramcısı Johannes Becher 'e göre,“Yeni sanat, yeni biçimle değil, yeni insanla başlar.” Henüz ben de kendi şiirimi yazamadım.Ona bir gün ulaşır mıyım,bilinmez.Fakat,ölünce de okutacağım şiiri yazmak için, umudumu yitirmedim de.
Hiç yazılmamışları yazacak biz olmasak da,mutlaka bir Karacaoğlan,Yunus Emre,Nazım Hikmet,Necip Fazıl,Edip Cansever,Cemal Süreya , Sezai Karakoç,ve diğer ustalar mutlaka bir yerlerde yeşeriyordur.Ama bize yakın ama bize uzak.
Başarabilirsek, küçük de olsa boşlukları doldurmak amacındayız.Şiir okuyan,şiir bilgisine sahip bilinçli okuyucular biriktirmek için Alaz yola çıktı.Dostluğun unutulduğu,çekişmelerin çekici hale geldiği,yıpranmışlıkların nasır yüzlerinin şairler arasında da sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz.Alaz,sevgisizliğin arasından sıyrılarak Ege’de, tüm Türkiye’de aynı anda doğdu.Ekibimiz yalnızca İzmir’den değil,Akdeniz,Karadeniz,Ege,Anadolu,küçük deniz ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden,Bulgaristan ve Yunanistan’ın Gümülcine şehrinden, edebiyat alazının tertemiz yeni çehresi ve bakir sevgisi ile kucaklıyor okuyucusunu.

Biz kapınızı, amatör bir ruhla çaldık.Şiirlerinizi,öykü ve denemelerinizi bizimle paylaşır mısınız?Bizimle şiir,öykü olmaya var mısınız?
Anadolu’dan bahara damladık.İçtiğimiz her heceden bir dize, alaz olup giriyorsa yüreğimize ve seviyorsak insanları, şiirleşiriz,şairleşiriz,biz siz, siz biz oluruz.Çiçeklenir yaprakları oluruz şiirin.Diriltiriz sevgiyi!Dostluğu diriltiriz.
Sizinle yolculuğa her mevsim , varız.Ya siz?
İkinci sayımızda,nesillerden nesillere aktarılan güçlü şiirlerin, neden hep genç kaldığını,şiirin onurlu tavrını ve günümüzde yazılan cılız şiirlerin ,neden öne çıkarıldığını irdeleyeceğiz.Şiir ve yazılarınız için yazışma adresimiz,alazdergi@hotmail.com
Haziran’da ,yaz sayımızda buluşmak dileğiyle
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !